Posts Tagged

amerikan rüyası

George Carlin — Amerikan Rüyası

Ünlü Amerikalı komedyen George Carlin’in Life is Worth Losing (Hayat Kaybedilmeye Değer) adlı albümünden, çoğu insanın hayalini kurduğu Amerikan Rüyası hakkındaki düşünceleri… Söyledikleri Amerika için çok doğru şeyler de olsa, bunları sadece Amerikanın ve Amerikalıların sorunu olarak görüp kafamızı kuma gömmemek gerek. Söylediklerinin hemen hemen hepsi ülkemizde de geçerli ve George Carlin’in çizdiği bu tabloya gün geçtikçe daha da çok benzemekteyiz.

“Eğitimin berbat olmasının bir sebebi var. Ve bu sebep, aynı zamanda eğitimin asla ama ASLA düzeltilmeyeceğinin de sebebi. Hiçbir zaman iyiye gitmeyecek, sakın bir beklentiye girmeyin, elinizdeki ile mutlu olmayı öğrenin.

Hiçbir zaman düzelmeyecek, çünkü bu ülkenin sahipleri bunu istemiyorlar. Bu ülkenin gerçek sahiplerinden bahsediyorum. BÜYÜK sahipleri! Zenginler! GERÇEK sahipleri! Herşeyi kontrol eden ve bütün önemli kararları veren büyük ve varlıklı iş adamları.

Politikacıları unutun, olayla çok alakasızlar. Politikacılar, sizi seçme ve seçilme hakkınız olduğu yanılsamasına inandırmak için varlar. Fakat öyle bir hakkınız yok. Seçme ve seçilme gibi bir özgürlüğe sahip değilsiniz. Sizin sahipleriniz var! Size sahipler! Herşeye sahipler. Bütün önemli araziler onların, bütün büyük şirketler onların. Senatoyu, kongreyi, hükümet binalarını, belediye binalarını, devlet dairelerini uzun zaman önce satın almışlar. Hakimleri ve savcıları arka ceplerinde taşıyorlar ve bütün medya kuruluşlarının sahipleri de onlar. Yani duyduğunuz bütün haberler ve bilgiler kontrolleri altında. Sizi t***klarınızdan yakalamış durumdalar… Her yıl lobi oluşturup istediklerini almak için milyarlarca dolar harcıyorlar. İstedikleri şey de belli; kendileri için daha fazlasını, diğer herkes için daha azını istiyorlar. Ben size asıl ne istemediklerini söyleyeyim:

Eleştirel düşünce yeteneğine sahip bir toplum istemiyorlar. Eleştirel düşünebilen, bilgili ve iyi eğitimli insanlar istemiyorlar. Bu onların işlerine gelmiyor, çıkarlarına ters düşüyor. Bir mutfak masasına oturup, kendilerinden 30 yıl önce vazgeçmiş bir sistemin onları ne kötü s****ni anlayacak kadar zeki insanlar istemiyorlar.

Ne istiyorlar biliyor musunuz ? İtaatkar işçiler istiyorlar. İtaatkar işçiler. Makineleri çalıştırıp belge işlerini yapabilecek kadar zeki; daha az maaşla daha çok çalışma gerektiren daha boktan işleri, azaltılmış güvenceler ve fazladan mesailerle pasif bir şekilde kabul edecek ve çekmeye gittikleri anda gizemli bir şekilde ortadan kaybolan emeklilik ikramiyelerine seslerini çıkarmayacak kadar aptal insanlar istiyorlar. Üstüne üstlük şimdi de emekli maaşlarınızın peşindeler! Emekli maaşlarınızı geri istiyorlar! Geri istiyorlar ki borsadaki dolandırıcı arkadaşlarına verebilsinler. Ve biliyor musunuz, geri alacaklar. Geri alacaklar çünkü herşey zaten onların! Bu büyük bir kulüp, ve siz dahil değilsiniz. Siz, ve ben, bu kulübe dahil değiliz.

Bu arada, neye inanmanız gerektiğini yüzünüze vurdukları yer de işte bu büyük kulüp. Medyalarının bütün gün boyunca size neye inanmanız gerektiğini, ne düşünmeniz gerektiğini, neyi satın almanız gerektiğini söylediği yer. Foyaları ortaya çıktı dostlar, hile yapıyorlar. Fakat görünen o ki kimse farkında bile değil. Kimsenin umrunda değil! Beyaz yakalılar (memurlar), mavi yakalılar (işçiler), yakalarının rengi önemli değil; iyi, dürüst, mütevazi insanlar, umurlarında bile olmadıkları bu zengin aşağılıkları seçmeye devam ediyorlar. Umurlarında bile değilsiniz… Sizi azıcık olsun düşünmüyorlar, azıcık bile umursamıyorlar! Kimse bunun farkında değil gibi görünüyor. Ülkenin sahipleri de zaten buna güveniyor. Büyük ihtimalle Amerikalıların her gün g**lerine sokulan büyük, kırmızı, beyaz, mavi s** karşısında kendi arzularıyla cahil kalacakları gerçeğine güveniyorlar. Çünkü ülkenin sahipleri gerçeğin farkındalar… Bu gerçeğin adı da Amerikan Rüyası, buna inanmak için uykuda olmak gerekir…”